AKÇAY: “HİÇBİR İKTİDAR İSLAMİYET’E AKP KADAR ZARAR VERMEMİŞTİR”

erkan-akcay1

Oy alabilmek için dini duyguları insafsızca istismar eden Tayyip Erdoğan’ın İslâmiyet ve Kur’an-ı Kerim’e yapılan hakaretler karşısında sessiz kaldığını söyleyen MHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, “Türk Milletinin dini duygularını istismar ederek oy toplamaya çalışan Tayyip Erdoğan, Kur’aın-ı Kerim parçalanıp, camiler meyhane yapılırken ve kiliseye dönüştürülürken eski AB Egemen Bağış gibi yandaşlar Kur’an-ı Kerim ile dalga geçerken sessiz kalmıştır. Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır. Dinimize ve Kur’an-ı Kerim’e yapılan hakaretler karşısında susan dilsiz şeytan değil midir? ” dedi.

Tayyip Erdoğan’ın misyonerlik faaliyetlerine destek verdiğini söyleyen MHP’li AKÇAY, “ Tayyip Erdoğan, İmar Kanunundaki ‘cami’ ibaresini ‘ ibadet yeri’ olarak değiştirerek bir tek Gayri Müslim vatandaşımızın yaşamadığı yerlerde misyonerlik faaliyeti için kilise ev ve havra açılmasını sağlayarak misyonerlere ve Siyonizm’e büyük hizmet etmiş, 28 Şubat 2011 tarihinde Almanya’da ve Nisan 2011’de Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmada bununla övünmüştür. Bu değişiklikten sonra bir yıl içinde misyonerlik faaliyetleri için 25 bin kilise ev ve havra açıldığı iddia edilmektedir.‘” dedi.

AKP döneminde dini ve milli değerlerin yozlaştırıldığını söyleyen MHP’li AKÇAY,“AKP döneminde; hırsızlık ve yolsuzluk yapanlar, rüşvet verenler hayırsever işadamı ilan edilmiş; rüşvet zekât olarak adlandırılmış; yolsuzluk merkezleri vakfı olarak nitelendirilmiştir. Zina serbest bırakılırken, domuz eti üretimi ve satışı serbest bırakılmış, bu çiftliklere Ziraat Bankasından kredi sağlanmıştır. Uyuşturucuya başlama yaşı 10’a, alkole başlama yaşı 11’e düşerken ilköğretim okullarında alkol ve uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suç olmaktan çıkarılmıştır.” dedi.

AKP döneminde dini ve milli değerlerin yozlaştırıldığını söyleyen MHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, “ AKP döneminde; hırsızlık ve yolsuzluk yapanlar, rüşvet verenler hayırsever işadamı ilan edilmiş, rüşvet zekât olarak adlandırılmış, kurdukları vakıflar yolsuzluk merkezi haline gelmiştir. Dini duygularımız oy almak için insafsızca istismar edilirken Kur’an-ı Kerim ile dalga geçen eski AB Bakanı Egemen Bağış gibi yandaşlar için başta Tayyip Erdoğan olmak üzere hemen hemen bütün AKP’liler ve kendilerine İslami yazar olarak nitelendirenler sessiz kalmıştır. Dinimize ve Kur’an-ı Kerim’e yapılan hakaretler karşısında susan dilsiz şeytan değil midir? Zina serbest bırakılırken, domuz eti üretimi ve satışı serbest bırakılmış, bu çiftliklere Ziraat Bankasından kredi sağlanmıştır. AKP döneminde; uyuşturucuya başlama yaşı 10’a, alkole başlama yaşı 11’e düşerken ilköğretim okullarında alkol ve uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suç olmaktan çıkarılmıştır.” dedi.

Türk Milletinin dini duygularını istismar ederek oy almaya çalışan Tayyip Erdoğan’ın Kur’aın-ı Kerim parçalanıp, camiler meyhane yapılırken ve kiliseye dönüştürülürken sessiz kaldığını söyleyen MHP’li AKÇAY, “ Kabataş İskelesinde başörtülü kızımıza saldırdılar diyerek yalan söyleyerek başörtüsü üzerinden siyaset yaparak oy toplamaya çalışan Tayyip Erdoğan Star gazetesine telefon açarak başörtülü bir gazeteciyi işten attırmış, AKP aleyhine çalışan başörtülü kızlara hakaret ederek onları hedef göstermiştir. Cami imamı ve müezzininin yalanlamasına rağmen Gezi parkı protestocuları camide içki içti diyerek yalan söyleyip oy bezirgânlığı yapan Tayyip Erdoğan, 31 Aralık 2012 tarihinde ABD askerleri Adana İncirlik Üssündeki camiye ayakkabıları ile girip, içki içip Kur’an-ı Kerim’i parçalarken susmuştur. 28 Mayıs 2011 tarihinde İzmir Alaçatı Pazar Yeri Camiinde Hıristiyanlara ibadet yaptırıp AB ilerleme raporunda bununla övünen Tayyip Erdoğan, 4 bin soydaşımızın yaşadığı Yunanistan’ın Rodos Adası’ndaki cami meyhane yapılırken ağzını açmamıştır. Türkiye’deki kiliseleri onarıp Hıristiyanların ibadetine açmakla övünen Tayyip Erdoğan, Yunanistan Kavala’daki İbrahim Paşa Camii’ni Aya Nikola Kilisesine dönüştürürken susmuştur. PKK ile kurşunuyla şehit düşen Türk askerini ‘kelle’ olarak nitelendiren Tayyip Erdoğan, 2003’de The Wall Street Journal’a makale yazıp Irak’ta 1,5 milyon insanın ölümüne neden olan onbinlerce kadına tecavüz eden, camileri havaya uçuran ABD askerlerini kastederek ‘ Kahraman kadın ve erkek Amerikan Askerlerinin sağ salim evlerine dönmeleri için dua ediyorum’ demiştir.”

Tayyip Erdoğan’ın Siyonizme hizmet ettiğin söyleyen MHP’li AKÇAY, “ Hıristiyanlar için kilise ve Yahudiler için havra evlerin önünün açılması için 3194 sayılı İmar Kanunundaki ‘cami’ ibaresi 17 Temmuz 2003 tarihli ve 4928 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle ‘ ibadet yeri’ olarak değiştirilerek bir tek Gayri Müslim vatandaşımızın yaşamadığı yerlerde misyonerlik faaliyeti için kilise ev açılmıştır. İmar Kanunundaki bu değişiklikten sonra sadece bir yıl içinde 25 bin kilise ev ve havranın açıldığı iddia edilmektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 28 Şubat 2011 tarihinde Almanya’da ve Nisan 2011’de Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmada ‘Bütün imar planlarında eskiden cami yazardı, camiyi imar planlarından çıkardık, onun yerine mabed yazdık çünkü olur ya Hıristiyanların böyle bir talebi olur, Musevilerin de böyle bir talebi olur.’ demiştir. İmar Kanunundaki bu değişiklikten sonra Yahudilerin Ocak 2004’te Tayyip Erdoğan’a ‘ Üstün Cesaret Ödülü madalyası vermesi de büyük bir tesadüf olsa gerek.” dedi.
Yahudilerden aldığın üstün cesaret ödülünü iade edecek misin?

Fetullah Gülen Hocaefendi ve cemaatini düne kadar öven ve ‘Ne istediler de vermedik’ diyen Tayyip Erdoğan bugün her fırsatta Fetullah Gülen Hocaefendi ve cemaate saldırmakta, başörtülü kızlarımızı hedef göstermektedir. Ancak ne hikmetse özerlikten bahseden ve Türkiye Cumhuriyete devletini ‘ ya müzakere ya mücadele ’ diye tehdit eden İmralı Canisi Öcalan ve PKK için bir kelime söylememektedir. Fetullah Gülen Hocaefendi’den aldığı tesbihi iade edeceğini söyleyen Tayyip Erdoğan’a sormak istiyorum: Yahudilerden aldığın üstün cesaret ödülünü de iadeye düşünüyor musun?

Türk Milleti Tayip Erdoğan’ın günahlarına ortak olmayacaktır

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda yaşananlar, Erdoğan Bayraktar’ın açıklamaları, internete düşen ses kayıtları yolsuzluk ve rüşvet çarkının başında Tayyip Erdoğan’ın olduğunu göstermektedir. Paralel devlet, montaj, dış güçler diyerek yolsuzlukların üstünü örtmeye çalışan Tayyip Erdoğan, yolsuzlukların üzerine gidilmesini engellemek için kanunlar çıkartmış, hakim, savcı ve polisleri sürmüş, internete sınırlama getirmiş, twitter’ı kapattırmıştır. 76 milyonun kul hakkını yiyenler hem bu dünya da hem de Mahkeme-i Kübra’da bunun hesabını verecektir. 76 milyonun, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen Tayyip Erdoğan şimdi de 30 Mart’ta seçmenler sandıkta beni aklayacak demektedir. Türk Milleti, 30 Mart’ta 76 milyonun kul hakkını yiyen Tayyip Erdoğan ve ekibinin günahlarına ortak olmayacaktır.

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>