MİSAK-I MİLLİ’NİN KABULÜNÜN YIL DÖNÜMÜ VESİLESİYLE…

1

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Dün Genel Kurulda ifade etmiş olmama rağmen yine bugün 5 şehidimizi daha ebediyete gönderiyoruz. Diyarbakır Sur’da dün şehit olan 3 asker ve 2 polis şehidimizi rahmetle, minnetle anıyorum; rahmetler diliyorum, ailelerine ve aziz milletimize sabırlar niyaz ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, Türk Kurtuluş Savaşı’nın siyasi manifestosu olan 6 maddelik Misak-ı Millî’nin kabul edilişinin 96’ncı yıl dönümüdür.

Misak-ı Millî, millî ve bölünmez Türk vatanının sınırlarının ilanı olan bir belgedir.

Misak-ı Millî, Türk milletinin ebedi vatanında ilelebet var olacağının belgesidir.

Bu vesileyle belirtmek istiyorum ki: Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu yemine sadığız, bu yeminle bağlıyız. Misak-ı Millî’den aldığımız bağımsızlık, birlik ve bütünlük sevdamızı sonsuza kadar yaşatacağız.

Değerli milletvekilleri, Başbakan Sayın Davutoğlu 3 Şubat 2015 tarihinde yaptığı bir konuşmada şu ifadeleri kullanmıştı: “Herkes yeni bir Misak-ı Millî de buluşmalı ve bu Misakımillî’nin hedefi doğrultusunda elinde ne varsa, heybesinde ne varsa bu mücadeleye katılmalı.”

Aradan bir yıl geçti ancak AKP’nin bu “yeni Misak-ı Millî “sinin ne olduğunu henüz öğrenemedik. Fakat yaşadığımız, bildiğimiz bir husus vardır ki yine Sayın Davutoğlu’nun bundan birkaç ay evvel veya dört-beş ay evvel ifade ettiği gibi “Beka mücadelesi veriyoruz.” demişti. Ülkemizin âdeta bir beka tehlikesine düşürüldüğü, beka mücadelesinin verildiği bir ortamda şu soru önemlidir:

Hatırlayacaksınız, Misak-ı Millî de Türk vatanının sınırları belirlenmiştir. AKP’nin yeni belgesinde veya Davutoğlu’nun ifadesindeki bu sınırlar neresidir? Hükûmetin, Irak’ın kuzeyinde taşeronluğunu yaptığı Barzani’nin sözüm ona aşiret devletinin bu sınırların içerisinde bir federasyon çatısı altında yer alması mı istenmektedir? Misak-ı Millî devletin ve milletin birlik ve beraberliği üzerine şekillenirken, “çözüm” adı altındaki yıkım süreciyle bu değerleri hedef alırken “yeni Misak-ı Millî” tanımlaması neyi kapsamakta, neyi ifade etmektedir.

Doksan altı yıllık millî yemini, Suriye ve Irak politikalarının birer birer çöktüğü, sınırlarının öte yakasında milleti ve devleti tehdit eden yapılanmalara müdahale edilemediği, Oslo’da, Habur’da, İmralı’da özerklik pazarlıkları yapıldığı için mi tanımıyor da “yeni Misakımillî” arayışları seslendiriliyor?

Hükûmet bugünü mutlaka iyi değerlendirmeli ve bu konudaki mütereddit ifadelerini açıklığa kavuşturmalıdır. Bu vesileyle, Misak-ı Millî’nin 96’ncı yıl dönümü vesilesiyle düşman tehdidine aldırmadan onu kabul eden vatansever milletvekillerini, Millî Mücadele’yi zafere taşıyan Birinci Meclisin kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Çok teşekkür ederim.

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>