ARTVİN CERATTEPE’DEKİ MADEN ÇALIŞMALARINA DAİR…

Milletvekili Erkan Akcay

Artvin Cerattepe’deki maden çalışmalarına dair TBMM Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptım:

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Artvin Kafkasör Yaylası Cerattepe bölgesinde 38 hektar alandaki Bakır ve Açık Ocak Altın İşletme Projesi’nde altın madeni açılmasına karşı bölge halkının tepkisi ve karşı koyuşu bir kitle refleksine dönüşmüştür. Pek çok kentimizde bu olaya ilişkin gösteriler yapılmaktadır.

Vatandaşlarımızın kendi yaşam alanlarına ilişkin söz söyleme hakkı vardır; demokrasinin ilk önceliği budur. Cerattepe’de tepeden inmeci bir anlayışla maden şirketinin açılmasından ziyade, Artvinlilerin bu konudaki görüşlerine mutlaka başvurulması ve bu görüşlere itibar edilmesi gerekmektedir. Halka karşı, demokrasiye ve temel insan haklarına aykırı davranışları kınadığımızı belirtmek istiyorum.

Ancak, dikkatimizden kaçmaması gereken bir başka husus daha vardır. Cerattepe’nin altından bir malum, meşhur inşaat firması çıktı, halkın “Cengiz İnşaat” diye bildiği. Hani, şu 17-25 Aralık yolsuzluk olaylarına ilişkin tapelerde millete ve vatandaşlara küfreden şirketin sahibi.

AKP’li bir kısım devletlilerin kasası niteliğindeki ve “havuzcu” olarak bilinen bu kişinin AKP dönemindeki hızlı yükselişinden büyük projelerine baktığımızda, Eti Bakır’ı, Eti Alüminyum’u, Oymapınar Barajı’nı, Ilısu Barajı ihalesini, Ordu Havalimanı ihalesini, Maltepe sahil dolgu ihalesi, Akdeniz Bölgesi ve İstanbul Avrupa yakası elektrik dağıtım ihaleleri, Ankara-Sivas hızlı tren hattı ihalesi, üçüncü havalimanı ihalesi, Mersin Akkuyu Nükleer Santrali’nin liman ve liman altı ihalesi ve daha nicelerini görmekteyiz.

Elbette ki biz ülkemizin kalkınması için yer altı ve yer üstü kaynaklarının değerlendirilmesini isteriz ancak bunun çevreye, doğaya ve insan yaşamına saygı ve özen içerisinde olması ve yolsuzluk yapılmaması şartıyla. Bir diğer şartımız da bu ihalelerin yandaş geliştirme faaliyeti olmasının ötesinde ülke ekonomisine artı değer kazandırması gereğidir.

Bu çerçevede maden ruhsatlarına ilişkin 16 Haziran 2012 tarihli ve 2012/15 sayılı bir Başbakanlık genelgesini de hatırlamak gerekiyor. Erdoğan’ın imzasını taşıyan bu genelgeyle maden ruhsatlarının izinlerinin verilmesi doğrudan Başbakanın iradesine bağlanmaktadır.

Böylece Başbakanın izin ve rıza göstermediği hiç kimse maden işletemeyecektir. Erdoğan’ın rant dağıtım sisteminde bu genelge küçük bir örnektir. Danıştay’ın Kasım 2015’te bu genelgeyi hukuka aykırı bulduğunu biliyoruz. Ancak son durumda uygulama nedir? Maden sahaları halen bir rant dağıtım aracı olarak görülmeye devam edecek midir?

Bu sorulara cevap verecek bir Hükûmet üyesi bakan var mıdır?

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>