MHP’Lİ AKÇAY: “AB İLE MÜLTECİ ANLAŞMASI HÜKÜMET İÇİN BİR HEZİMETTİR”

1918849_943131275755250_6801699551423652935_n

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay TBMM Genel Kurulunda yapmış olduğu konuşmada “Hükümet AB ile mülteci zirvesinden çıkan kararları zafer olarak sunuyor. Madem bu Türk tarafı için bir zafer neden Rum ve Yunan gazeteleri günlerdir kendi zaferlerini yazıyor; neden Alman gazetelerinde mülteci sorununu Türk halısının altına süpürme karikatürleri yayınlanıyor?” diye sordu.

Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Erkan Akçay TBMM Genel Kurulunda yapmış olduğu konuşmada hükümetin AB ile gerçekleştirdiği mülteci anlaşmasını değerlendirdi. Hükümetin vize muafiyeti çerçevesinde muhalefetten destek istediğini ifade eden Akçay “Hükûmet destek istiyor ama ne için hangi konuda destek istediği hakkında bilgi vermiyor. Bu bilgileri son derece açık bir şekilde vermesi lazım.” dedi.

Hükümet AB ile Naylon İlişki İçerisindedir

AKP’nin iç politikada ve kamuoyunda ne zaman sıkıntıya girse Avrupa Birliği’yle ilgili gündemi değiştirecek bazı ilişkileri kamuoyunun gündemine getirdiğini belirten Akçay bu durumu “naylon ilişkiler” olarak tanımladı.

AB tam üyelik müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde bu iktidar döneminde başladığına dikkat çeken MHP’li Akçay. “O günlerde tam üyelik için 2013 yılı işaret ediliyordu. Şimdi 2016’dayız. Tam üyelik mi konuşuyoruz? Hayır, vize tartışması içerisindeyiz.” dedi.

Hükümet Sahte Zafer Naraları Atıyor

Akçay konuşmasına şöyle devam etti: “18 Mart günü Brüksel’de Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki zirve toplantısında ne elde edildi, ne kazanıldı, Hükümet bu konuda ayrıntılı bir bilgi vermedi. Sahte zafer naraları atıldı. Ortada zafer mi var, hezimet mi var pek aydınlanmış değil. Öte yandan Sayın Başbakan zirve kararlarını “tarihî” olarak nitelendirildi, bu görüşmeler elbette tarihîdir ama âdeta geçmiş kapitülasyonlardan sonra şimdi de taşeronluğa giden birtakım anlaşmaların, düzenlemelerin yapıldığı ve yapılacağı anlaşılıyor. Bu nedenle sormak da hakkımızdır. AKP 17 Martta anlaşma için öne sürdüğü şartların hangilerini kabul ettirmiştir? Bunu mutlaka bu kürsüden açıklamalıdır.

Hükümet bu anlaşmayı Türk kamuoyunda bir zafer gibi sunuyor; madem bu Türk tarafı için bir zafer neden Rum ve Yunan Gazeteleri günlerdir kendi zaferlerini yazıyor? Maalesef Alman gazetelerinde “Mülteci sorununu Türk halısının altına süpürdük.” diye karikatürler yapılmaktadır.

18 Mart zirvesinden sonra Yunan başbakanı anlaşmayı ‘olumlu gelişme’ diye tanımlamış ve ülkesinin ‘mülteci deposu’na dönüşme tehlikesinden kurtulduğunu söylemiştir. Ayrıca aynı açıklamasında Türkiye’nin aleyhine 10 gün sessiz sedasız çalıştığını ifade etmiştir. Yunan Başbakanı söylüyor, açık açık “Türkiye’nin aleyhine çalıştım.” diyor. Bizim Başbakanımız 8 Martta İzmir’de ağırlamadı mı Yunan Başbakanını? Simit, çay, kahve ikram edildi, hatta “İzmir’deki Başbakanlık çalışma ofisi de emrinizdedir, ne zaman isterseniz çalışabilirsiniz.” ifadesi kullanıldı. Yani Davutoğlu Yunan başbakanına Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin başbakanlık ofisinde Türkiye Cumhuriyeti aleyhine çalışma imkân ve fırsatını sunmuştur. Sonuç olarak bu anlaşma hükümet için tam anlamıyla bir hezimettir.”

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>