Reel sektörün borç finansmanı sorununa ilişkin meclis genel kurulunda bir konuşma yaptım:

Milletvekili Erkan Akcay

Türkiye ekonomisi tüketim ve borçlanmaya dayalı bir modelle sanal bir büyüme yakalamıştı. Bu büyüme modeliyle Türkiye ekonomisi giderek üretimden uzaklaştı. Sanayi sektörü, üretimi dışarıda bırakan bu büyüme modeli sonunda büyük bir finansman ve borçluluk krizi içerisine girmiştir. Sanayicilerimiz faaliyet kârının büyük bir bölümü finansman harcamasına gitmektedir. Öyle ki finansman giderleri bir önceki yıla göre yüzde 75 artmıştır. Bu, tehlike sinyalleri vermektedir. Yani sanayici, elde ettiği kârın yüzde 63’ünden fazlasını finansman gideri olarak harcamıştır. Bu dönemde, şirketlerin bankalara kısa vadeli kredileri yüzde 18, uzun vadeli kredileri yüzde 25 artmıştır.
Şirketlerin komisyon giderleri yüzde 22, finansman giderleri yüzde 62 artmıştır. Kısa vadeli finansman giderleri yüzde 58, uzun vadeli finansman giderleri yüzde 93 artmıştır ve finansman giderleri toplamda 130 milyarı da aşmıştır. Bunların ödedikleri kurumlar vergisi, vesaireler de dikkate alındığında bu çok ciddi bir kriz demektir.
Bir diğer önemli konu da özel sektörün dış borç verileridir. Özel sektörün 2015 sonu itibarıyla toplam dış borç stoku 283 milyar dolara yükselmiştir, kısa vadeli 88 milyar, uzun vadeli 195 milyar dolardır. 2015 yılı millî gelir rakamı dikkate alındığında -yani 720 milyar dolar- özel sektörün dış borcu millî gelirin yüzde 40’ına ulaşmıştır.
Bir diğer önemli konu da döviz açık pozisyonudur. Bu rakam 2016 Mart ayı itibariyle 188,3 milyar dolar’dır. sektör 2016 yılı Mart ayı itibariyle 300,6 milyar dolarlık borcunun sadece 112,3 milyar dolarını karşılayabilmektedir.
Bu döviz açığının TL olarak karşılığı ise mevcut kur ile 544,2 milyar iken OVP’ye göre hükümetin yıl sonu ortalama dolar kuru beklentisine göre (2,99 TL) bu rakam 563 milyar TL’dir. Kurdaki 1 kuruşluk artış reel sektörün döviz açığının 1,9 milyar TL artmasını ifade etmektedir. Reel sektör döviz açık tablosunda ne harcayabiliyor ne de yatırım yapabiliyor.
Reel sektörün borçluluğuna ilişkin bu verilerin büyük bir dikkatle incelenmesi gerekmektedir. Bu veriler Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek önemli bir sorun alanına işaret etmektedir. Reel sektörün borçluluğuna ilişkin hükümetin bir an önce tedbirler alması gerekmektedir.

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>