BÖLÜCÜ SÖYLEMLER MİLLETİN GÖZÜNDE MAHKÛM OLMUŞTUR

1

 

Meclis kürsüsünde Cumhuriyetimizi faşistlikle suçlama hadsizliğinde bulunulmuştur. Cumhuriyetimizi faşistlikle nitelemek kadar haksız ve vahim bir tanımlama ve itham olamaz. Eğer cumhuriyetimiz faşist olsaydı, bu nitelemede bulunanlar TBMM çatısı altında olamaz,  yüce Meclisin bir mensubu olarak Meclis kürsüsünde  konuşamazlardı.  Bu kişiler Cumhuriyet sayesinde Mecliste bulunduklarını idrak etmeliler; artık bölücülük yapmaktan vazgeçmelidirler. Gazi Meclis altında kimsenin memleketin altını üstüne getirmeye hakkı yoktur, bölücü ifadeler kullanmaya hakkı yoktur.

 

Anayasa’mızın 80’inci maddesi “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.” diyor. Beni şu halk seçti veya şu kesim seçti, ben şu bölgenin milletvekiliyim diyemeyiz. Seçildiğimiz bir seçim bölgesi vardır, adı da seçim bölgesidir. Seçim bölgeleri de seçim kanununa göre belirlenmiştir ve artık burada bir oy ayrımı veya bölge veya bir etnisite veya herhangi bir hususu kullanmak bir bölücülüğü ifade eder. Anayasa’mızın bu hükmü son derece açık ve nettir.

 

Sürekli yüzleşmekten bahsedenler ilk önce terör örgütlerinin, kan dökenlerin, askerimizi, polisimizi, masum vatandaşlarımızı alçakla katledenlerin ve bunların destekçilerinin bir yüzleşme yapması gerekiyor.

 

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak en ufak düzeyde bir farklılığı ayrılığa, ayrıcalığa, ayrımcılığa gerekçe saymayı kesinlikle ve şiddetle reddeden, bütün milleti tasada, kıvançta ortak gören bir anlayışa sahibiz. Asla ve kat’a etnik köken ayrımı da yapmayız, bunu da hangi adla yapılırsa yapılsın bir bölücülük sayarız. Bölücü dil, bölücü söylem milletin gözünde de mahkûm olmuştur.

 

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak 81 ilde ve hemen hemen bütün ilçelerimizde teşkilatlanmış ve 80 milyon vatandaşımızdan milyonlarca oy alarak  Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen bir siyasi partiyiz. Ne parti mensuplarımızın ne oy veren ne oy vermeyen vatandaşlarımızın etnik kökenleriyle, ana dilleriyle, hayat tarzlarıyla ilgilenmeyiz. Biz, tasada, kıvançta ortak bir Türk milleti olarak kabul ederiz,  insanlarımız kendilerini çeşitli sıfatlarla, isimlerle tanımlayabilir, bu da doğaldır, bizim kültürümüzün de bir gereğidir, bundan da bir rahatsızlık duymayız, yeter ki bu dil bölücü olmasın, ayrıştırıcı olmasın.

 

 

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>