Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Sayın Erkan AKÇAY’ın Basın Toplantısı Metni 17.01.2018

90

 

 

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı küresel komploya milli bir refleksle gereken cevap verilmiş, hadleri bildirilmiş olmakla birlikte mücadele halen devam etmektedir.

 

15 Temmuz’daki mücadele ruhu 7 Ağustos’ta Yenikapı’da yeni bir siyasi zemine taşınmıştır.

 

Siyasette “önce ülkem ve milletim” ilkesinin belirleyici olmasıyla birlikte siyasi sistemimizi kısır tartışmalara boğan hükümet etme sistemine ilişkin kapsamlı ve önemli bir değişiklik yapılmıştır. Neticede 16 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilirken 3 Kasım 2019’da yapılacak seçimlerle başlayacak olan yeni dönemin ilk adımları da atılmıştır.

 

Türkiye’nin demokratik gelişiminin doğal bir sonucu olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi süreci bir saat gibi tıkır tıkır işlemektedir.

 

Sayın Genel Başkanımızın 8 Ocak’ta yaptığı açıklamalar bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sererken siyaseti merdiven altı, gayri meşru ve informel ilişkilerle sürdürmek isteyenler telaşa kapılmışlardır.

 

CHP, değişen Anayasa çerçevesinde, partilerin yasal altyapısı olan bir ittifaktan rahatsızdır, çünkü merdiven altı siyasete, hülleye, hileyi şeriyeye devam etmek istiyor.

 

Değerli Basın Mensupları,

 

3 Kasım 2019 seçimlerine giden süreçle ilgili Sayın Genel Başkanımızın ittifak çağrılarından sonra CHP’nin şaşkınlığı telaş ve paniğe dönmüştür.

 

CHP ne yapacağını bilemez haldedir.

 

Buldukları her mikrofonda MHP’ye yönelik mesnetsiz iddialarını kaba ve saygısız bir dille kırık plak gibi tekrarlayıp durmaktadırlar.

 

Sayın Genel Başkanımızın hamleleri CHP’nin ayarlarını öyle bozmuştur ki iki ay önce CHP liderinin daha 2 ay önceki açıklamalarını hatırlayan dahi yoktur.

 

Biz hatırlatalım; Sayın Kılıçdaroğlu 19 Aralık 2017’de katıldığı bir televizyon programında (NTV) “Önümüzdeki süreç ittifaklar süreci olacak.” demişti.

 

Sanki bunu söyleyen CHP lideri değilmiş gibi bazı CHP sözcüleri freni patlamış araba gibi MHP’ye toslamıştır.

 

Neymiş efendim, MHP nasıl ittifak yaparmış!

 

Efendiler, uyanın uyanın. Lideriniz Sayın Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi önümüzdeki süreç ittifaklar süreci olacak.

 

CHP ittifak çağrımıza olumlu cevap verip teşekkür edeceğine, merdiven altında birleşik cephe kurma çalışmalarına hız vermiştir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun da desteklediği terörü muhalefet zanneden, Atatürk karşıtı, bir FETÖ operasyonu olan Ergenekon Davasının savunucusu, sözde Ermeni soykırımı avukatı birisi CHP’nin İstanbul il başkanlığına getirilmiştir.

 

Terörist seviciler, bölücüler CHP’de konuşlanmaya hız vermiştir.

 

Devlete seri katil diyenler CHP’nin yönetiminde yer alıyor.

 

Geçtiğimiz hafta yaptığımız basın toplantısında “artık PKK sözcülerine ve FETÖ yazarlarına gerek yok CHP her ikisinin de sözcülüğünü yapmaktadır” demiştik.

 

CHP maalesef Türkiye düşmanları tarafından tepe tepe kullanılan bir parti haline gelmiştir.  CHP; FETÖ ve PKK’dan sonra Hınçak ve Taşnak Çetelerinin de sözcüsü haline gelmiştir.

 

CHP 1915’in hesabını kimden soracak? 1915’teki Anafartalar kahramanı, Kurtuluş Savaşımızın başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten mi?

 

CHP 1915’in hesabını kimden soracak?  Milli mücadeleye emrindeki 9. Orduyla can suyu olan Kazım Karabekir Paşa’dan mı?

 

CHP 1915’in hesabını kimden soracak? İstiklal Savaşını diplomatik bir zaferle taçlandıran ve Büyük Ermenistan hayallerini suya döken Atatürk’ün silah arkadaşı, CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü’den mi?

 

Evet bir hesap sorulacak ama atalarımızdan ve kahramanlarımızdan değil,  terör örgütlerinin, Türkiye düşmanlarının kılıcını sallayan şimdiki CHP’den sorulacaktır.

 

CHP’nin perişan halinin bir başka önemli karesi de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz hafta AB üyesi ülkelerin büyükelçileriyle yaptığı toplantıdır. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen ve aradan geçen bunca zamana rağmen kamuoyuna aydınlatıcı bir açıklama yapılamayan toplantıda neler konuşuldu? CHP’nin Türkiye’yi ABD ve AB’ye şikayet etmesiyle bilinen sicilinden hareketle bu toplantıda yine Türkiye, Hükümet ve Cumhurbaşkanı mı şikayet edildi?

 

Bir Genel Başkan Yardımcısı toplantıda büyükelçilerin Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi ittifakını sorduklarını açıklamıştı. Soruyu öğrendik de cevabını öğrenemedik! Sayın Kılıçdaroğlu’nun cevabı ne oldu? Acaba bu ittifaktan dolayı bizi AB ülkelerine mi şikayet ettiler?

 

CHP, ABD ve AB’nin baskısıyla iktidarın yıkılmasından medet umacak kadar zavallı bir duruma savrulmuştur.

 

3 Kasım 2019’da milletimiz ve Atatürk’ün partisinin gerçek sahipleri, bu vatana bağlı, CHP’ye gönül vermiş muhterem vatandaşlarımız mazisini ve şuurunu yitirmiş CHP yönetimini sigaya çekecektir.

 

Değerli Basın Mensupları,

 

Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz hafta bir vatandaşımız meclis önünde kendisini yakmaya çalışmıştı. Polislerimizin hızlı müdahalesiyle vatandaşımızın durumu çok şükür iyidir. Bu vatandaşımızın bir inşaat işçisi olduğu ve geçim sıkıntısı yüzünden bu eyleme giriştiği kamuoyuna yansımıştır.

 

Elbette bu olay üzüntü verici ve üzerinde durulması gereken bir durumdur.

 

Ancak üzülerek takip ettik ki, ana muhalefet partisi liderinin bu eylem için yaptığı açıklama utanç vericidir, CHP’nin şirazeden çıktığının ilanıdır.

 

Ana muhalefet liderinin sözleri aynen şöyle: “Bir vatandaşımız Meclis’in önünde üzerine akaryakıtı döküyor, kibriti vuruyor. O işçi kardeşime söylüyorum. Meclis’e niye geldin? Git Saray’ın önünde yak.”

 

Bu ne vicdansızlıktır! Bu nasıl bir vurdumduymazlıktır! Bu nasıl sığ ve kör bir bakıştır!

 

Siyaset üretemeyen CHP’nin Türkiye’nin ekonomik ve sosyal meselelerine bulduğu çözüm bu mudur?

 

Ana muhalefet lideri böyle üzücü bir olaya bile alaycı ve acımasız bir üslupla yaklaşıyor. Çözüm arayacağına, sorunu derinleştirmeye çalışıyor, siyaseti kördüğüşü ve düşmanlık haline getirmek istiyor.

 

CHP çıldırmış bir haldedir. Ağızlarından çıkanı kulakları duymuyor. Söylenenler bırakın ana muhalefet liderini, hiçbir siyasetçiye yakışmayacak düzeydedir. CHP liderinin başta bu kardeşimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızdan özür dilemesi gerekir.

 

Değerli Basın Mensupları,

 

CHP’nin bir sözcüsü Sayın Genel Başkanımızın Osmaniye programını diline dolayarak hayal sınırlarını zorlayan saçma açıklamalarda bulunmuştur. Sabah akşam MHP ile uğraşanlar MHP’nin toplantılarında meydanlara sığmayan vatandaşlarımızı görünce “Meydanı AKP doldurdu” demiştir. Ne diyelim, Allah akıl fikir versin!

 

Sayın Genel Başkanımızın Osmaniye’de onbinlerce vatandaşımızla kucaklaşmasının kendi mitinglerinde terör zanlılarını alkışlatanlara dert olmasını anlıyoruz. Ama uyarıyoruz, CHP bu kafayla giderse daha çok dertlenecek, verem olacaktır.

 

Üstelik CHP sözcülerine tavsiyem MHP meydanlarını değil, kendi CHP salonlarını irdelesinler. İstanbul’da gerçekleştirilen il kongresinde seçilen il başkanı münasebetiyle CHP kongrelerini kimlerin doldurduğunu tüm Türkiye gördü.

 

CHP’li sözcü aynı açıklamasında Atatürkçülük’ten de dem vurmuştur. Madem sözü o açmış, biz de CHP’ye soralım; Atatürk’ün kurduğu partide, PKK sever, sözde Ermeni soykırımı savunucusu, devlete seri katil diyen birilerinin başköşelerde yönetici olabilmesinin anlamı nedir?

 

Madem CHP Atatürkçü, Atatürk karşıtı birisinin İstanbul gibi bir ilde il başkanı yapılması ne anlama gelmektedir?

 

  • Atatürk posteriyle İmralı canisinin resmini yan yana koyanlar CHP’de,
  • Terörist cenazelerine katılanlar CHP’de,
  • PKK’ya yapılan operasyonlara hukuksuz diyen CHP’de,
  • PKK/PYD terör örgütü değildir, özgürlük hareketidir diyen CHP’de,
  • Birlikte iyi salladık diyenler,
  • Pilav dağıtanlar CHP’de,
  • Ben ve çevremdekiler HDP’ye oy verdik diyen CHP’de,
  • Öldürülen gerillalar şehittir diyenler CHP’de,
  • PKK’lılara genel af isteyen CHP’de,
  • Atatürk’e kefere diyenler CHP’de,
  • Türk askeri Güneydoğu’ya İsrail askeri gibi saldırıyor diyen CHP’de,
  • Gerekirse PKK’lıların da avukatlığını yaparım diyen CHP’de,
  • Terör örgütüne operasyon yapan İHA’lardan şikayet edenler CHP’de,
  • PKK elebaşının taleplerini kanun teklifi ve önerge olarak veren bizzat CHP.

 

Geçiniz efendim, CHP’nin Atatürk ile hiç bir alakası kalmamıştır. Bunu söyleyen ben değilim, bunu söyleyen CHP’nin lideri. Haziran 2014’teki şu sözlerini hatırlayınız:

 

“Bizi hala 1930’ların CHP’si gibi görmeyin. Dünya değişiyor, biz de değişiyoruz. Yeni şeyler söylüyoruz.”

 

İşte Yeni CHP’nin yeni şeyleri bunlardır!

 

Atatürk’e sırtını dönen bir partidir! Nitekim Atatürk’ün fotoğraflarını odalarında hazmedemeyenler bile bunların içinde değil miydi?

 

İşte bu nedenle CHP sözcüleri bize laf yetiştireceğine kendi evini temizlesin. CHP, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları, PKK ve FETÖ tarafından esir alınmış durumdadır.

 

Kendi partisine sahip çıkamayanlar kalkmışlar bir de sıkılmadan Cumhuriyete sahip çıkıyoruz diyorlar. Cumhuriyete sahip çıkmak için cumhuriyetin değerlerine, milletin değerlerine sahip çıkmak gerekir.

 

Cumhuriyet düşmanlarının sözcülüğüne soyunmak, Milli şairimiz Akif’in “şu ezanlar ki şahadeti dinin temeli” dediği minarelerimize dahi ağza alınmayacak benzetmeler yapanlar CHP’ye yakışıyor mu?

 

CHP’lilere tavsiyemiz, önce milletimizin değerlerine, mabedlerine edilen hakaretlerin hesabını versinler.

 

CHP’lilere tavsiyem, Mustafa Kemal’in askerliğini zul görerek,  FETÖ’nün kurşun askeri, PKK’nın gerillalığını bu millete nasıl anlatacaklar, ilk önce bunun hesabını versinler.

 

Dün CHP’li bir sözcü Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sayın Genel Başkanımızın sözlerine bir kelime söylemeyeceğini, yani cevap vermeyeceğini ifade etmiş. Kılıçdaroğlu cevap veremez çünkü Sayın Genel Başkanımızın açıklamalarıyla Kılıçdaroğlu’nun konuşmamın başında altını çizdiğim “önümüzdeki süreç ittifaklar süreci olacak” açıklaması örtüşmektedir.

 

CHP Genel Başkanı ayrıca önce “Cumhurbaşkanlığına aday olmayacağım” dedi, sonra “aday olabilirim” dedi. Kılıçdaroğlu’nun görüşleri net değil ki bize ne söylesin garibim! Öte yandan CHP lideri muhtemelen kendi sözcülerinin de açıklamalarına katılmıyordur.

 

CHP, siyaset üretemeyen, boşa dönen kasnak gibidir.

 

Boş gevezeliklerle vakit geçirmektedir.

 

İttifak düzenlemeleri, Türk siyasetini merdiven altı siyasetten, hüllelerden, hileyi şeriyeden, informel ilişkilerden çıkarıp; meşru, hukuki, açık ve delikanlı bir zemine çekecektir.

 

Bu bakımdan CHP’ye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine giden bu süreçte yeni sistemin dinamiklerini kavramalarını, idrak etmelerini, bu dinamiklere kafa yormalarını tavsiye ediyoruz.

 

Son olarak, kavgasız dövüşsüz, doğru dürüst bir il-ilçe kongresi yapamayan CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na bir haberimiz var: Sayın Kılıçdaroğlu! Bizden duymuş olma ama bazı sözcüleriniz sizin için kamuoyunda etkisiz eleman imajı yaratarak yerinize geçmek için kongre hazırlıklarına şimdiden başladılar. Haberin olsun!

 

Konuşmama burada son verirken sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyor, çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.

 

 

Erkan AKÇAY

Milliyetçi Hareket Partisi

Grup Başkanvekili

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>