MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ERKAN AKÇAY’DAN MECLİSTE ZEYTİN DALI OPERASYONU KONUŞMASI

genel kurul 1
“TÜRKİYE’NİN BEKASI, VARLIĞI, GÜVENLİĞİ, İSTİKLALİ VE İSTİKBALİ YOLUNDA VERİLEN MÜCADELEDE ÜLKEMİZİN GAZASI MÜBAREK OLSUN”

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Zeytin Dalı Harekâtı hakkında Millî Savunma Bakanı Sayın Nurettin Canikli’nin verdiği bilgiler münasebetiyle Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Zeytin Dalı Harekâtı’na katılan Türk Silahlı Kuvvetlerimize, kahraman ordumuza ve tüm Mehmetçiklerimize üstün muvaffakiyetler diliyorum ve bu harekâtın on birinci gününde de açıkça görülmektedir ki harekât büyük bir planlama ve titizlikle icra edilmektedir. Harekâtın hedefinin, bölgede önce güvenliğin, ardından barış ve huzurun tesis edilmesi olduğu açıktır. Güvenlik olmadan barış ve huzur olamaz.

Bu mücadele bir beka mücadelesidir.

Bu harekât Suriye’nin kuzeyinde yaşayan insanlarımızın, kardeşlerimizin can ve mal güvenliğini sağlamak ve onları terör örgütlerinin tasallutundan kurtarmak için yapılmaktadır.

Bu harekât İstanbul’un, Ankara’nın, Hatay’ın, Gaziantep’in, Şanlıurfa’nın, Kilis’in, Mersin’in, Kars’ın, Tunceli’nin, Diyarbakır’ın, Nusaybin’in, topyekûn vatanımızın güvenliği ve bölgemizin huzuru içindir.

Harekât, uluslararası hukuktan doğan hak, yetki ve sorumlulukla yerine getirilmektedir. Uluslararası hukuk, bu operasyonun bir tercih değil, zorunluluk olduğunu göstermektedir. Türkiye’nin bir yükümlülüğü yerine getirilmektedir aynı zamanda. Suriye’nin kuzeyinden ülkemize yönelen, artık bir güvenlik ve beka sorunu hâline gelen terör tehdidiyle acil bir şekilde karşı karşıyayız.

Afrin merkezli olan bölgeden son bir yıl içinde ülkemize yönelen terör tacizi ve saldırılarının sayısı 700’ü bulmuştur. Böyle bir tabloda, Türkiye, teröre karşı meşru müdafaa hakkı kapsamında Zeytin Dalı Harekâtı’nı gerçekleştirmektedir.

Bu hak, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere konuyla ilgili tüm uluslararası hukuk metinlerinde kuvvet kullanma yasağının en önemli istisnası olarak gösterilmektedir.

Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51’inci maddesine göre, bir devletin silahlı bir saldırıya hedef olması hâlinde bu üyenin bireysel ya da ortak meşru savunma hakkı vardır. Aslında, bu, eşyanın tabiatında olan bir haktır. Biri size saldırdığında kendinizi korumak için müdahale edersiniz.

Öte yandan, büyük, yakın ve öngörülebilir bir tehditle karşı karşıyaysanız bunu bertaraf etmeye matuf önleyici meşru müdafaa önlemleri alma hakkınız da vardır. Güney sınırımızda Türkiye’nin terör koridoruyla kuşatılması büyük, yakın ve öngörülen bir tehdittir.

Bir diğer önemli nokta şudur: Bugün pek çok devlet, uluslararası örgütler PKK’yı bir terör örgütü olarak tanımaktadır. YPG’nin veya SDG’nin terörist envanterine bakıldığında aynı isimlerle karşılaşırsınız. Suriye’deki teröristlerin sevk ve idaresi Kandil’de yapılmaktadır.

Yine, uluslararası hukuktan doğan meşruiyete bakalım. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin üç kararı bu konuda öne çıkmaktadır. 2005 yılında 1624, 2014 yılında 2170 ve 2178 sayılı kararlar önemlidir. 1624 sayılı karar diyor ki: “Uluslararası terörizmle mücadele etmek her devletin mecburiyetidir.” 2170 sayılı Karar terörizmin her tür tezahürünün uluslararası barış ve güvenliğe yönelik en önemli tehditlerden birini teşkil ettiğini ve ne zaman ve her kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin gerekçesine bakılmaksızın her tür terörist eylemin suç oluşturduğu, haklı görülemez olduğu belirtilmektedir. 2178 sayılı Karar’da terörün yayılmasına sebep olan koşulların üzerine gidilmesine duyulan ihtiyaca vurgu yapılmaktadır.

Neticede bu harekât uluslararası hukuk bakımından da meşrudur, haklıdır, gereklidir.

Değerli milletvekilleri, bu harekâtta ilk etapta Afrin’in hedef alınması siyasi, stratejik ve jeopolotik bir gerekliliktir. Afrin Türkiye’ye 22 kilometre kuş uçumu mesafededir; PKK’nın Kandil’den sonra en önemli üstlenme bölgesidir. Afrin 1990’lı yıllardan itibaren terör örgütünün Hatay, Osmaniye, Kilis, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen terör saldırıları ve Amanoslar’da yuvalanan teröristler için geçiş üssü, ikmal noktası olmuştur. Afrin terör örgütü için Akdeniz’e sıçrama tahtası olarak görülmektedir. Afrin, güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun, terör kuşatmasının Akdeniz’e açılan kapısıdır.

“TÜRKİYE KADİFE ELDİVENE SARILMIŞ DEMİR BİR YUMRUKTUR”

Değerli milletvekilleri, Zeytin Dalı operasyonu sınırlarımızın içerisinde kırsalda ve şehirde terörle yürütülen amansız mücadelenin, Fırat Kalkanı harekâtının, El Bab operasyonunun devamıdır. Harekâtın stratejik başka sonuçları da olacaktır.

İlk olarak, Suriye’de emperyalist güçlerin vekâletle yürüttüğü bir savaş vardır. İşte, bu operasyon, komşumuz olan Suriye’nin geleceğinde Türkiye’nin göz ardı edilemeyeceğinin garantisidir. Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafazasını da amaçlayan bu harekâtla masada Fırat Kalkanı’yla elde edilen söz hakkı da güçlenecektir.

İkincisi, harekât, sınır ötesinden gelen tehditlere karşı Türkiye’nin meşru savunma hakkını güçlü bir irade ve kuvvetle uygulayacağını göstermektedir.

Üçüncü olarak, sınırlarımızın ötesinde, özellikle birtakım güçler izin vermeden Türkiye’nin adım atamayacağı algısı geçersiz kılınmış, yerle yeksan edilmiştir.

Operasyonun dördüncü ve siyasi bir önemi de, Afrin merkezli oluşturulmak istenen kukla devletçiğin tıpkı Kerkük’te olduğu gibi daha doğmadan engellenmesidir.

Afrin’den başlayarak önce doğu yönünde El Bab, ardından kuzeydoğu yönünde Menbic ve buradan da kuzey yönünde Cerablus arasında kalan bölgenin terör unsurlarından tamamen temizlenmesi gerekmektedir. Daha önce El Bab’a bir harekât gerçekleştirmiştik. Yine, Fırat Kalkanı kapsamında Cerablus’taydık.

Yine, şimdi Afrin’e emin adımlarla müdahale edilmektedir. Bir sonraki adımın da Menbic olması stratejik ve jeopolitik bir zorunluluktur. Çizdiğim bu alan, Türkiye’nin yaklaşık 1.400 kilometrelik güney sınırı boyunca terör tehdidine karşı inşa edeceği güvenlik kuşağının merkezidir. Terör kuşağına karşı güvenlik kuşağı; bu, Türkiye’nin sağladığı bir güvenlik kuşağıdır. Bu güvenlik kuşağının önemli bir bölgesi de Fırat’ın doğusunda kalan Suriye topraklarıdır. Bu alan terörle mücadelede dikkat etmemiz gereken en önemli bölgelerden birisidir. PYD-YPG Amerika eliyle bu bölgeler semirtilmiştir.

Türkiye’nin güvenliği, Fırat’ın doğusu ve batısındaki tüm alanın terörden temizlenmesiyle sağlanacaktır. Afrin, bu meselenin başlangıcıdır. Ancak Afrin’den daha kritik olan Menbiç’tir, Menbiç’ten daha kritik olan ise Fırat’ın doğusudur.

Zeytin Dalı operasyonunu stratejik olarak sadece askerî analizlerle değerlendirmek yetersiz kalacaktır. Meselenin bir başka önemli boyutu da iletişim konusudur. Bu çerçevede, dikkat edilmesinde fayda gördüğümüz bazı hususlar da şunlardır: Birincisi, harekâtın insani ve güvenlik düzeyinde önemi ve meşruluğu tekrar tekrar kamuoyunun dikkatine sunulmaya devam edilmelidir. Bölgede PKK-YPG’yle mücadele edildiği, PKK terörünün sürekliliği ve boyutları, PKK-YPG ilişkisi tekrar tekrar kamuoyunun dikkatine sunulmalıdır.

İkinci olarak Suriye’nin kuzeyinin terörden arındırılmasının Suriyeli mültecilerin dönüşünü de teşvik edeceği vurgulanmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi bu mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’yle, milletimizle, Hükûmetle birdir ve beraberdir. Burada bizlere düşen görev, millî birlik ve beraberliğimizi şaşmaz ve sarsılmaz bir şekilde korumaktır. Türkiye kadife eldivene sarılmış demir bir yumruktur, bu böyle biline. Harekâtta şehit düşen kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Türkiye’nin bekası, varlığı, güvenliği, istiklali ve istikbali yolunda verilen mücadelede ülkemizin gazası mübarek olsun.

Saygılarımla. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>