Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Sayın Erkan AKÇAY’ın “Erken Seçim Önergesi” Üzerinde MHP Grubu Adına Yapmış Oldukları Konuşma

MRLL4526.psd-1

Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Sayın Erkan AKÇAY’ın

“Erken Seçim Önergesi” Üzerinde

MHP Grubu Adına Yapmış Oldukları Konuşma

20.04.2018

 

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 27’nci dönem genel seçimlerinin 24 Haziran 2018 tarihinde pazar günü yapılmasına ilişkin önerge hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Bilindiği üzere, Sayın Genel Başkanımızın 17 Nisan Salı günkü grup konuşmasında, Türkiye’nin 3 Kasım 2019 tarihini beklemeden cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin bütün unsurlarıyla bir an önce hayata geçmesinin ülkemiz için daha faydalı olacağını ifade ederek erken seçim yapılması teklifinde bulunmuştur.

 

Akabinde iki sayın liderin görüşmelerini takiben Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan 18 Nisan Çarşamba günü yaptığı açıklamayla erken seçim zaruretini yaşanan gelişmeler ışığında değerlendirdiklerini ifade ederek 24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin yapılmasına karar verdiklerini açıklamıştır.

 

Peki, erken seçim kararı neden alındı?

 

Değerli milletvekilleri,

 

Siyaset bir bakıma gerçekleri görmek, geleceği öngörmek ve tutum almaktadır. Önce ülkem ve milletim diyerek hareket ettiğimizi defalarca vurguluyoruz. Bugün de aynı ilkelerle 24 Haziran seçimlerinde kurulacak sandığın Türkiye’nin önünü açacağına inanıyoruz.

 

Erken seçim kararının odağında Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini bir an önce hayata geçirmek vardır.

 

Türkiye hedeftedir, iç ve dış güvenlik sorunları karmaşık bir hâl almakta, vatanımızı içine alan husumet çemberi daralmaktadır.

 

Ülkemizin huzuru ve güvenliğine kastedenlere cevap vermek, ülkemizin geleceğini planlamak zorundayız, geleceğe daha güçlü adımlarla yürümek zorundayız.

 

Türkiye’nin bekasının sarsılmak istendiği bu dönemde gündemi sürekli seçim tartışmalarıyla meşgul edemeyiz. Bu seçim ülkemizin temel konularını demokrasi içinde çözme gayretidir.

 

Yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadelede önemli bir dönemdeyiz. Terörle mücadele millî bir meseledir.

 

Millî meseleler konuşulurken diğer konular tali kalır.

 

İşte bu nedenle seçim tartışmalarıyla geçirecek beş yüz altmış iki günümüz yoktur. 16 Nisan Anayasa referandumuyla kabul edilen Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine herhangi bir tavsama ve gecikme olmaksızın geçilmelidir.

 

Milletimizin talep ve beklentisi de bu yöndedir.

 

Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi Türkiye’nin demokrasi yolunda ilerleyişinin doğal bir neticesidir. Demokrasinin gereği olarak her siyasi partinin 16 Nisan Anayasa referandumuna saygı göstermesi gerekmektedir.

 

Sistemin ana omurgası güçlü devlet, güçlü yönetim ve demokratik istikrardır.

 

Bu gerçek karşısında Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi üzerinde kriz ve kaos lobisi faaldir. Fitne odaklarına karşı harekete geçilmelidir.

 

Değerli milletvekilleri,

 

Türk siyaseti, keskin mücadelelerin tarihidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman “Önce ülkem ve milletim.” düsturuyla hareket ettik. Siyasetimizin amacı milletin birliği, devletin dirliği, vatanın bütünlüğü içinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yükselmesi, muhafaza ve müdafaasıdır.

 

Hafızamızı tazeleyecek olursak 15 Temmuz hain darbe girişimini unutmadık. Öncesinde, yönetim sisteminde 2007 yılından beri var olan, 2014 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimiyle gün yüzüne çıkan anayasal sorunlarla karşılaştık. Mesele kişiler değildir. 2007 yılında Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine karar verilmesi sonrasında çift başlılığa ve yönetim sorunlarına yol açacak bir tablo ortaya çıkacağını zamanında öngörmüş ve uyarmıştık. 2014 yılında da bu durum gerçekleşti ve haklı çıktık

 

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında siyasi kilitlenmeye ve krize sürüklenmek istenen ülkemizde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle yönetim sorunlarına son veriyoruz. Bundan sonra esas olan, Türk siyasetinin bu mecrada yol almasını sağlamaktır.

 

Yaklaşık bir yıldır devam eden ve son iki aydır yoğunlaşan erken seçim tartışmalarını biz başlatmadık, ne Milliyetçi Hareket Partisi ne de Adalet ve Kalkınma Partisi bu tartışmalara hiç girmedik. Bazı çevrelerin gündeminde 16 Nisan Anayasa referandumundan beri sürekli erken seçim vardır. Her fırsatta erken seçim çağrılarıyla “hodri meydan” deniliyordu.

 

Bütün bu çevrelere ve kaos çıkarma gayretlerine rağmen Cumhur İttifakı seçimlerin zamanında yapılması gerektiği kanaatini çeşitli vesilelerle dile getirmiştir.

 

Sayın Genel Başkanımızın ve Sayın Cumhurbaşkanının 3 Kasım 2019’u defalarca işaret etmesine rağmen malum çevreler seçim tartışmalarıyla kamuoyunu meşgul etmeye devam etmiştir.

 

Bugün itibarıyla 3 Kasım 2019’a 563 gün gibi uzun bir süre vardır.

 

  • Fitne, dedikodu ve kriz mekanizması kaosa kapı aralamak için faaliyetlerini hızlandırırken,

 

  • Bölgesel risk ve tehlikelere zamanında önlem alınması gerekirken,

 

  • Emperyalizm sınırlarımızın hemen ötesinde işgal ve savaş planları yaparken,

 

  • Ülkemiz aleyhine siyasi ve ekonomik operasyonlar derinlik kazanırken,

 

  • Türkiye döviz, faiz, sıcak para sarmalında ekonomik ambargoya alınmak istenirken,

 

  • Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi daha fiilen hayata geçmeden karalanmak istenirken,

 

bütün bu olanları görüp de seyirci kalamazdık.

 

Terörle mücadele, ekonomik canlanma, sosyal huzur ve topyekûn kalkınma hamlesi yapmak zorundayız.

 

İç ve dış tehditlerin yoğunlaştığı bir dönemde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçiş tamamlanarak taşlar yerine oturtulmalıdır.

 

Sorumlu siyasetin temsilcileri olarak bu işin daha fazla uzatılmaması gerektiği yönündeki görüşümüzü ortaya koyduk. “Seçim var mı, yok mu, erken mi, zamanında olacak mı?” gibi tartışmaların, polemiklerin sona erdirilmesi gerekiyordu.

 

Bir kısım zevat yine memnun değil. “Baskın seçim, acele seçim, yangından mal kaçırmak” gibi birtakım ifadelerle bu kararı yine eleştiriyorlar.

 

Kendi sanrılarını millete mal etmek için erken seçim kararı hakkında akla hayale gelmeyecek spekülasyonlar, komplo teorileri üretmekte yine çok mahirler.

 

“Baskın seçim” deniliyor. Allah aşkına, kime baskın bu seçim? Tüm partiler “hazırız, hodri meydan” diyor. Hatta erken seçim çağrısını da neredeyse bir yıldır onların başlattığını tekrar hatırlatmak isterim. Sık sık erken seçim çağrısı yapanlara “Madem öyle, buyurun sandığa.” denilmiştir.

 

Öte yandan Yüksek Seçim Kurulu “Hazırız” diyor. Cumhur ittifakı da hazır

 

O hâlde bu seçim kime baskın?

 

Söyleyelim:

 

Bu seçim Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenlere, proje örgütlerle birleşik cephe hâlinde Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alanlara baskın seçim olabilir.

 

Bu karar Türkiye’nin Zeytindalı’ndan, Fırat Kalkanı ve El Bab Operasyonu’ndan rahatsız olanlara baskındır.

 

Bu karar FETÖ’yle, PKK’yla mücadeleden rahatsız olanlara baskındır.

 

Bu karar turuncu devrimcilere, etnik bölücülere, 15 Temmuzculara, PKK muhiplerine, Sevr sevdalılarına, sokak sevdalılarına baskındır.

 

Bu karar küresel emperyalizmin sözcülerine baskındır.

 

Daha dün ABD sözcüsü “Kaygılarımız var.” diyor, İngiliz gazeteleri hazımsızlıklarını yansıtıyor.

 

Neticede Türkiye düşmanları hazırlıksız yakalanmış, onların 2019’a ayarlı bütün müdahale senaryoları ellerinde kalmıştır.

 

Değerli milletvekilleri,

 

Seçimler tıkanan veya tehdit altında olan siyasi, sosyal, ekonomik ve dış politika meselelerine çözüm için atılacak bir adımdır, bir nefestir.

 

Demokrasiye bağlıysanız millete gitmekte sakınca görülmemelidir.

 

Erken seçim çağrısı karşı karşıya bulunduğumuz durumlara karşı Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçiş suretiyle milletin hakemliğine başvurma çağrısıdır. Biz millî iradeye sadakatle bağlıyız. Milletimizin kararını duymaktan rahatsız olmayız.

 

16 Nisanda milletimiz hukuki çerçeveyi çizmiştir, 24 Haziranda da millî devlet-güçlü iktidar istikametinde yürütmeyi ve yasamayı belirleyecektir.

 

Değerli milletvekilleri,

 

Erken seçim kararı doğru ve zaruri bir karar olmuştur.

 

“OHAL’de seçim mi olur?” bahanesine sığınanlar da var. Bu bir gerekçe değil bir bakıma bahanedir. Türkiye’nin belli bölgelerinde bugüne kadar pek çok defa OHAL’le, hatta sıkıyönetim altında seçime gidilmiştir.

 

Sonuç olarak,

 

Türkiye hepimizindir, hepimizindir, hepimizin vatanıdır.

 

Bir an önce ülkemizin temel konularına odaklanmalıyız; yönümüzü, istikametimizi belirlemeli, ülkemizi bir an önce her türlü risk ve krizden uzak tutmalıyız.

 

Sözü ve iradeyi asıl sahibi olan millete vermenin zamanı gelmiştir.

 

İstikbal ve istiklal Türk milletinindir.

 

Millî devlet, güçlü iktidar için istikametimiz millî iradedir.

 

Milletimiz, bu seçimi demokratik olgunluk içinde gerçekleştirecek, demokrasi şölenine dönüştürecektir; milletimiz, ihanete göz açtırmayacak, iradesini cumhurun yükseltilmesi istikametinde ortaya koyacaktır.

 

24 Haziran 2018 Pazar günü, cumhurun dirilişine, Türkiye Cumhuriyeti’nin şahlanışına sahne olacaktır. Millet iradesi 24 Haziranda tecelli edecek, milletsiz siyaset yapanlar gereken dersi alacaklardır.

 

Konuşmama son verirken 24 Haziran seçimlerinin ülkemize ve milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Akçay.

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>