MHP’Lİ AKÇAY, GEDİZ’İ GÜNDEME TAŞIDI

akcay_1

Sayın Başkan Değerli Milletvekilleri, Türkiye’nin su kaynakları ve su yönetimi politikası üzerine gündem dışı söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlarım.

 Su; alternatifi olmayan, hayati bir kaynaktır. 21 inci yüzyılda su üzerinden küresel politika ve stratejiler artmaya başlamıştır. Bu da su politikalarının önemini arttırmaktadır. 22 Martta Dünya Su Günü’nü kutladık. Orman ve Su İşleri Bakanlığı bu önemli günü bir iki seminer ve resim sergisiyle geçiştirmiştir. Dünya su miktarı 1,4 milyar kilometreküptür. Bunun yüzde 25’i tatlı sudur. Bu kadar az olan tatlı su kaynaklarının yüzde 90’ının kutuplarda ve yeraltında olması suyun önemini daha da artırmaktadır.

Birleşmiş Milletlerin raporuna göre;  1 milyar 400 milyon insan içme suyundan yoksundur. 2,6 milyar insan arıtılmamış su kullanmaktadır. Her yıl 6 milyona yakın insan dizanteri, kolera, ishal gibi temiz suya ulaşamamaktan kaynaklanan hastalıklardan yaşamını yitirmektedir. 30 saniyede bir çocuk temiz içme suyundan yoksun olduğu için ölmektedir. 2025 yılında dünya nüfusunun tahminen üçte ikisi temiz ve içilebilir sudan mahrum kalacaktır.

Ülkemiz su kaynakları 25 büyük havzaya ayrılmıştır. Kullanılabilir su potansiyelimizin yüzde 28’5i Dicle ve Fırat havzalarında yer almaktadır. Dolayısıyla ülkemizin birçok bölgesinde su kaynakları yetersizdir. Uluslar arası standartlara göre; yıllık kişi başına düşen su miktarı 1000 ile 2000 metreküp arasında olan ülkeler su sıkıntısı ile karşı karşıya olan ülkelerdir. Kullanılabilir toplam su potansiyelimiz 112 milyar metreküptür. Yıllık su tüketimimiz 44 milyar metreküptür. Ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.519 metreküptür. Türkiye’nin nüfusu 2030’da 100 milyona ulaşacak, kişi başı kullanılabilir su miktarı 1.120 metreküpe düşecektir. Böylece Türkiye suyu kıt ülkeler sınıfında yer alacaktır. Su kaynaklarımızın limitleri dışında kullanımı ve iklim değişiklikleri su kaynaklarında azalmaya yol açmaktadır. Ayrıca 2025’te Türkiye’de yağışların yüzde 25 azalması beklenmektedir.

Hükümet tarafından Kanun Hükmünde Kararnamelerde su hizmetiyle ilgili çok sayıda düzenleme yapılmıştır. Su çalışmalarında kurumsal bütünlük söylemiyle yapılan bu düzenlemelerle su ile ilgili kurumların sayısı artırılırken görevleri arasında çakışmalar olmuştur.

DSİ ‘de şu anda şef başmühendis ve şube müdürü kadrosundakilerin yüzde 95’i görevlendirmeyle atanmıştır. İlgili yasa gereği DSİ Genel Müdürlüğünde görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı yapılması gerektiği halde 10 yılı aşkın süredir bu sınav yapılmayarak DSİ çalışanları mağdur edilmektedir.

Su yönetimi, çok başlı, çok parçalı ve koordinasyon eksikliğinden bir an önce kurtarılmalıdır. Suyun rasyonel ve etkili kullanımını sağlamak için Su Yasası bir an önce çıkarılmalıdır. Suyun etkili kullanılmaması nedeniyle ülkemizde her yıl 5 milyon hektar tarım arazisi nadasa bırakılmaktadır. Ayrıca su kaynakları etkin bir şekilde kullanılırsa enerji sektörü gibi lokomotif sektörlerde üretim artacak, üretime bağlı olarak yan sanayi ve istihdam sağlanacaktır. Yapılacak barajlarla enerjide dışa bağımlılık azalacaktır. Üretimde maliyeti etkileyen bir unsur olan enerji ucuzlayacaktır.

Gediz Nehri Ege Bölgesi için hayati öneme sahiptir. Gediz Nehri Ege Bölgesi için hayati öneme sahiptir. Gediz Havzasında Türkiye’deki tarımsal üretimin yüzde 10’u üretilmektedir. Yüzyıllardır geçtiği topraklara can veren Gediz Nehri flora ve faunasıyla can çekişmekte, kendisiyle birlikte içinden geçtiği ovayı da ölüme götürmektedir. Gediz Nehri sulama suyu kriterlerinin çok altındadır. Gediz’deki kirlilik oranı gıda sağlığı açısından tehlike arz etmektedir. Kirlenme dolayısıyla Gediz nehrinden sulanan binlerce dekar arazi çoraklaşma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Sayın Eroğlu, 11 Aralık 2009’daki Manisa ziyaretinde ‘Gediz’i kurtarmak boynumuzun borcu.” demiştir. 2010 yılındaki Gediz Havzası Eylem Planı toplantısında “ Gediz’deki arıtma tesisleri 31 Aralık 2012 saat 17.00’de tamamlanacak. 2012 yılı sonunda GedizNehri’nde balık tutulacak, herkes oltasını alıp gelsin.” demiştir.   Sayın Bakanın bu sözüne istinaden oltasını alıp Gediz’de balık tutmaya gidenler Gediz’de kendilerini Sayın Eroğlu’nun ve balıkların değil her türden kirliliğin beklediğini görmüşlerdir. Başta Manisalılar olmak üzere tüm Egeliler Sayın Eroğlu’nun sözünü yerine getirmesini beklemektedir.

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>