“ARPACIYA BORÇ EDEN AHIRINI TEZ SATAR”

12294870_881759218559123_6463419394636261235_n

25.12.2015 tarihli TBMM Genel Kurulunda Gelir Vergisi Tasarısı üzerinde yapmış olduğum konuşma metni:

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bu 9 maddelik kanun tasarısının son maddesine ve görüşmelerin tamamlanmasına gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle bu kanun tasarısıyla ilgili elbette söylenecek çok söz olmakla birlikte şunları ifade edebiliriz ki: Bu tasarıda hesap, kitap yok; plan, program yine yok. Bu tasarının bazı genel özellikleri var. Başlıklar hâlinde şu şekilde sayabiliriz.

Değerli milletvekilleri, bu tasarıyı getiren Hükûmetin öncelikle kendinden emin olmadığını görüyoruz. Eğer Hükûmet kendinden emin olsaydı, bu tasarı biraz daha farklı gelirdi. Mesela, Hükûmet bir yandan program ve eylem planlarında diyor ki: İlk altı ayda, işte, Gelir Vergisi Kanunu’yla kurumlar vergisini birleştireceğim, bir gelir vergisi reformu yapacağım. Şimdi, altı aylık süre kısa bir süre yani bu 2016 yılının ilk altı ayını taahhüt ediyor Hükûmet fakat bu getirdiği tasarıda istisnaya ilişkin hükümleri 2020’ye kadar uzatıyor. Şimdi, haklı olarak sormak durumundayız. Acaba siz “Gelir vergisi reformu” dediğiniz, Gelir Vergisi Kanunu’nu çıkarmayabileceğinizi mi düşünüyorsunuz yoksa başka bir plan mı var veya “Eylem planı, program” dediğinizde samimi mi değilsiniz? Doğrusu bu kafa karıştıran bir durumdur. Yani, bari bir yıl uzatın, bilemediniz iki yıl uzatın. Neden beş yıl?

Diğer bir çelişki: Yine, Hükûmet program ve eylem planlarında sürekli istisna ve muafiyetlerden vazgeçileceğini ve bunların mümkün olduğunca azaltılacağını ifade ediyor ama sürekli, istisna ve muafiyetleri azaltmak bir tarafa, daha uzun vadeye yayıp uzatıyor. Bu konuda da herhangi bir inandırıcılık göremiyoruz. Demek ki diyoruz ki: Hükûmetin henüz kendisine bir güveni yok veya planında, programında bir kararlılık yok.

Yine, “Ah şu faiz lobisi” diyoruz ve yine bu faiz lobisine hizmet eden, onu destekleyen düzenlemeleri de bu tasarıda görmek mümkün. Faiz ve sermaye piyasası araçlarına ilişkin vergi istisnaları konusunda Hükûmetin makul ve ikna edici bir gerekçesi yok. En fazla söyledikleri, yabancı sermayenin gelmesini destekleyeceklerini, böyle bir beklentisi içerisinde olduklarını ifade ediyorlar. Bu yabancı sermayeyi çekme beklentisi işin bahanesi. Bu beklentinin gerçekleştiğine ilişkin elde somut bir veri var mı? Bu somut veriyi de göremiyoruz, varsa Hükûmetin bunu ortaya koyması gerekir. Ekonomide esas olan kurallardır ve hukuktur. Hukuk düzeniniz güven vermiyorsa öngörülebilirlik ve istikrar unsurları yoksa yatırımcı da doğal olarak ürkek ve gelmez. Bu düzenlemede yabancı faizciyi destekliyorsunuz, yabancı yatırımcı istisna ve muafiyetle destekleniyor. “Arpacıya borç eden ahırını tez satar” misali bir uygulama içerisindesiniz. Ayrıca, bu düzenlemelerle 20-25 milyar liralık bir vergiden de vazgeçildiği tahmin ediliyor, bu tahmin üzerine de Hükûmetin söyleyeceği bir söz var mı, doğrusu bilemiyoruz.

Şimdi, bütçe görüşmeleri sırasında da Maliye Bakanı 5018 sayılı Kanun’un AKP Hükûmeti tarafından çıkarıldığından övgüyle bahsetmişti. 2003 yılında AKP iktidarının ilk icraatlarından biri de 57’nci Hükûmet Döneminde hazırlanan 2018 sayılı Kanun’u çıkartmak olmuştur. İyi, güzel, bunu çıkartmak marifet değil ki bu çıkarttığınız kanuna uymak marifettir. Ama görüyoruz ki AKP iktidarının en çok uymadığı kanunların başında İhale Kanunu mevzuatı geliyorsa ikinci derecede uymadığı kanun da 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanunu’dur. O da özellikle bu parasal konuları, gelir-gider konularını düzenleyen tasarılarda, mutlaka düzenleyici ekti analizinin yapılması gerektiği öngörür. Ama biz, AKP iktidarının bir kanun tasarısında dahi yapılan düzenlemeyle ilgili hiçbir düzenleyici etki analizi getirdiğini görmedik, bu da demektir ki çıkartılan kanuna kendisinin saygısı yok veya uyma gereği duymuyor. Dolayısıyla, çıkardığı kanunlara uymayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Ayrıca, kurumların görüşleri de alınmıyor.

Emeklilerle ilgili çeşitli düzenlemeler var değerli milletvekilleri, geçmiş dönemde görev yapan arkadaşlarımız da hatırlayacaklardır, bu 2015 Temmuzunda geçerli olmak üzere emeklilerin maaşlarına, bin liranın altında emekli maaşı alan emeklilere 100 liralık bir zaman yapılmıştı en fazla. Eğer, bin liranın altındaysa, 980 liraysa bundan ancak 20 lira yararlanabiliyordu. Biz, bu görüşmeler sırasında, bu zammın tüm emeklilere yapılamasını istedik ancak AKP Hükûmeti bu teklifimizi kabul etmedi ve aradan geçen zaman zarfında bizim haklılığımızı da görmüş olmalı ki tüm emeklilere seyyanen 100 lira zam vermeyi kabul etmiştir. Bu zam sonrası en düşük BAĞ-KUR tarım emeklisi 610 lira, BAĞ-KUR esnaf emeklisi 750 lira, en düşük SSK emeklisi 900 lira, Emekli Sandığı emeklisi 1.100 lira almaktadır. Bu emekli maaşları, emeklilerin onurlu bir yaşam için sosyal hayata katılmalarını sağlayacak bir miktarın çok altındadır.

Bir diğer husus, emeklilerin yıllardır bekledikleri, maaşlarıyla ilgili, bankadan aldıkları maaşlarla ilgili promosyon ödemeleri yapılmamasıdır yani emekliler promosyon almamaktadır. Çalışma Bakanlığı bu konuda emeklilere ümit verdi, buna ilişkin açıklamalar da yapıldı zaman zaman fakat sonradan bunlar unutturulma yoluna gidildi. Buradan da anlıyoruz ki AKP iktidarı faiz lobisine hizmet etmeye devam ediyor yani faiz lobisinden etkilendiği için emeklilerin aylıklarını yıllardır faiz lobisine bedava kullandırıyor.

“Efendim, sağlık hizmetleri ücretsiz.” diye bir propaganda yapıyor; boş, sanal, gerçek olmayan bir propaganda. Muayene parası, katılma payı, reçete parası, kutu parası, fark ücreti diye yapılan kesintiler nedeniyle emekliler maaşının ne olduğunu dahi bilememektedir. Bugün emekli aylığının önemli bir kısmı sağlık giderlerine gidiyor.

Emekli esnafa “Niye çalışıyorsun?” diye borç çıkarıldı, malumunuz, yüzde 10 sosyal güvenlik destek primi. Biz yıllarca ısrarla kanun teklifleri, önergeler verdik, iktidar da inatla bunu çıkarmamakta direnmişti ta ki 1 Kasım seçimleri öncesine kadar, seçim beyannamesine de koydu. Fakat, geçtiğimiz yılda, belki daha bir yıl bile dolmadan bu yapılan kesintilerini ödemeyen, sosyal güvenlik destek primini ödemeyen emeklilere borç çıkarılmıştı ve güya buna yapılandırma da yapıldı, pek çok emekliden de bu paralar tahsil edildi ve bu geri alınan paraların ne olacağı de henüz meçhuldür. Bu konuyu da dikkatlerinize sunarak sözlerime burada son veriyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>